Posted by ∙∙∙ đмℓ ∙∙∙ on Haziran 22nd, 2008

2008 Avrupa Şampiyonası çeyrek finalinde turnuvanın bu maça kadar namağlup takımı olan Hollanda ile karşılaşan Rusya, rakibini 2-0’lık skorla geçerek TÜRKİYEMİZ ve Almanya ile beraber yarı finale çıkan üçüncü takım oldu.
Rusya yarı finalde, İspanya-İtalya maçının galibiyle karşı karşıya gelecek.
Normal süresi 1-1 sona eren maçta, uzatma dakikaları bulduğu iki golle Rusya 3-1 kazanarak güçlü Hollanda’yı saf dışı bırakmayı başardı.
Aslında kupanın favorilerinden biri olan Hollanda’nın baskılı oynadığı bir karşılaşmaydı. Ama Rusya’da Arshavin faktörü devreydi. 1 asist, 1 golle yaptığı maçta UEFA tarafından Maçın Adamı seçildi.
Ölüm grubundan çok rahat çıkan Hollanda, oyunuyla herkesin favorisi olan Hollanda yine makus talihine yenildi. Genç Rusya biraz da şansla Hollandayı devirdi ve yarı finale çıkarak İspanya-İtalya maçının galibini beklemeye başladı.
Bu sene Rusya-Türkiye finali oynuyormuş
Çok mu abarttım… Belkii
Ama olsun hayali bile güzell… Çarşamba gün ki yarı final maçımızdan sonra görüşmek üzere…
Posted by ∙∙∙ đмℓ ∙∙∙ on Haziran 21st, 2008
Posted by ∙∙∙ đмℓ ∙∙∙ on Haziran 13th, 2008

Geldi çattı rövanş maçımız… 2005′in rövanşı… İsviçre’nin evinde… Binlerce taraftarın önünde… Avrupa’nın gözü önünde…
Yenilginin bizi (neredeyse) eve getirebileceği, büyük umutlarla gittiğimiz kupadan erken döndürebileceği bir maçtı İsviçre maçı.
İlk maçımızda Grubun ve Kupanın favorilerinden Portekize 2-0 yenilmiştik. İsviçre’de iyi oyununa rağmen Çek Cumhuriyeti’ne 1-0 yenilmişti. Onlar ev sahibiydi ve üzerlerinde hiç yoktan bir çeyrek final oynama baskısı vardı, bunun içinde bizi yenmeleri lazımdı. Maçın favorisi gösterilmeselerde Çeklerin önündeki performansları ve bizim Portekiz önündeki dağınık görüntümüz İsviçrelileri umutlandırmıştır. Kebablarını yemek istiyorlardı
Ama nasip olmadı ve Acılı Adana’yı tattılar
Nese Türklük damarım atmadan maça geçmek istiyorum
Maç Fatih Terim’in güzel hatalarıyla başladı… Aslında hata da denemez çünkü çoğumuzun isteği Gökdeniz’in oynamasıydı. Ama hepimizinde diğer isteği Nihat’ın en uç adam olarak oynamamasıydı. 1. yanlıştan döndü ama 2. yanlıştan…
İlk 11imizin teknik kapasitesi üst kapasiteydi ama ileri atılan toplar nedense masa tenisi oynar gibi gitti gitti geldi. İsviçre uzun oyunculardan kurulu bi defansa sahipti bunu herkes gördü ama Teknik ekibimiz sağolsunlar 2.yarı görebildiler… Bide bu masa tenisi maçına Basel gölüde eklenince iyice oyundan düştük, top oynayamaz olduk. Zaten bu arada golü yedik 1-0 geriye düştük. Tabi oyuncularında bizimde moralimiz bozuldu. Ama 2.yarıyla beraber yağmur durdu biz başladık… Bizim takımıza uygun 4-4-2 ye döndük. Çift ön liberolu, sağ ve sol açık, forvetlerin biri sürekli hareketli, diğeri pivot görevi yapan sisteme… Ve ilk yarıda cesaret bile edip yapamadığımız ortayı ilk yapışımızda Semihin golüyle 1-1 i yakaladık. Daha sonra oyun ortada gibiydi ama İsviçre ev sahibi olmanın avantajıyla yüklenmeye başladı. Ve burda devreye kalecimiz Volkan girdi. Özellikle 4e 1 gelişen İsviçre atağında kaleyi kapayarak galibiyetin mimarlarından biri oldu belkide en önemlisi… Dk 92 orta sahaya atılan topumuzu SEMİH ilk pası yaparak atağın başlamasını sağladı. Sonra sol kanatta Arda topla adam eksilterek ceza sahasının önünde kadar geldi ve yayın üzerinden düzgün bir vuruşla [Savunmayada çarpan top:)] 2-1 öne geçmemizi sağladı. Ve 1dk sonra maç bitti. İsviçreyi yenip ümidimizi Çek maçına taşıdık. Ve 4-4-2 taktiğiyle başlarsak ümidimize devam edebiliriz
Semihin mutlaka oynaması lazım… Aslında yenelimde nasıl yenersek yenelim diyenlerdenim
umarım yener ve daha da ilerleyebiliriz. Çek maçından sonra görüşmek üzere byby…
Posted by ∙∙∙ đмℓ ∙∙∙ on Mayıs 11th, 2008
Galatasaray’ın avantajlı girdiği SÜPER Liginizin son haftası; 34.hafta…
Bütün hazırlıkların ödülü…
Bütün terin karşılığı…
Bütün emeğin karşılığı…
Herşey bu hafta karşılığını bulacaktı ve buldu. ŞAMPİYON GALATASARAY
Herkesin tahmin ettiği gibi 3büyükler bu yarışın içindeydi ama şapkadan bi takım daha çıktı; Sivasspor… Uzun süre liderliği elinde tuttu ama şampiyonluğa nefesi yetmedi, galiba büyüklükte burada başlıyor. Güzel bir sezon yaşadık.
1.lik Galatasaraya gitti, 2.lik Fenerbahçeye, 3.lük Beşiktaşa(!), 4.lük ise Sivasspora(!).
Peki niye (!) koydum ? Sebebi; Türkiye Liglerin de bir ilkin yaşanarak 3lü averaj kuralının uygulanrak Beşiktaşın UEFA bileti alması. Sivassporun ise İnter-Tota’ya gitmesi. Sivassporlu yetkililer mahkemeye gitcekmiş şöyleymiş böyleymişş… İş işten geçtikten sonra ne önemi var ki!
Her neyse… Galatasaraylı futbolcuları tebrik ederim. O kadar sıkıntıya rağmen şampiyonluğu bırakmadılar…
Posted by ∙∙∙ đмℓ ∙∙∙ on Mayıs 5th, 2008
Bitmek tükenmek bilmeyen bir heycan, bitmek tükenmek bilmeyen bir stres.. Ama Sivas-Galatasaray ve Fenerbahçe-Gençlerbirliği maçlarını gördükten sonra bitmesede olur dedim, bir çok kişi gibi.
İngiltere Lig’inden, İspanya Lig’inden bol bol bahsederiz, bol bol överiz ya Süper Lig’inden onlardan aşağı kalır yanı kalmadı.(Tamam tamam sadece 33. Hafta için böyle:D)
Sivasın öne geçmesi, Galatsarayın 1-0 dan sonra bastırması ve devre bitmeden 2-1 öne geçmesi hepimizi heycanlandırdı. Bu ara Fenerbahçenin geriye düşmesi ve devre bitmek üzereyken beraberliği yakalaması heycanı 2 değil neredeyse 3 katladı
Yazının tamamını okuyun »
Recent Comments